Karabük Haber Gazetesi

ÇİÇEK VERİP SEVİNDİRİLEN DEĞİL, MÜCADELECİ KADIN OLUN!!!

Ve yine 8 Mart Dünya kadınlar günü geldi çattı. Çattı diyorum çünkü bu tür kutlamalar kurumlar ve Sivil toplum kuruluşları için zulüm oluyor. Çünkü o kadar belirli gün ve haftalar var ki, biz bile hafta ve gün takip etmekten yıl nasıl bitti anlamıyoruz. Latife bir yana, bugün tüm Dünya ve ülkemizde 8 Mart Dünya Kadınlar […]

ÇİÇEK VERİP SEVİNDİRİLEN DEĞİL, MÜCADELECİ KADIN OLUN!!!
08 Mart 2016 - 11:01 'de eklendi.

Ve yine 8 Mart Dünya kadınlar günü geldi çattı. Çattı diyorum çünkü bu tür kutlamalar kurumlar ve Sivil toplum kuruluşları için zulüm oluyor. Çünkü o kadar belirli gün ve haftalar var ki, biz bile hafta ve gün takip etmekten yıl nasıl bitti anlamıyoruz.

Latife bir yana, bugün tüm Dünya ve ülkemizde 8 Mart Dünya Kadınlar günü kutlanacak. Genellikle etkinlikler hep aynı, basın açıklamaları birbirinin kopyası, çünkü hepsi kopyala yapıştır….

Tıpkı kadınlarımızın hayatları gibi, bitmeyen çileleri gibi…

8 Mart’larda tüm dünyada kadın haklarından, onların ne kadar fedakâr, cefakâr ve kutsal olduğundan bahsedilir. Emekçi kadınların hakları, sözde de olsa teslim edilmeye çalışılır, kadınların hak ettikleri hayatı yaşayabilmeleri için planlar yapılır, projeler geliştirilir.

Ancak ülkemizde yaşayan kadınların durumu ise biraz farklı.

Onların önemli bir kısmına göre kadın olmak, ayrımcılıkla, şiddetle, acıyla, tacizle, tecavüzle ve ölümle iç içe yaşamak demek. Onlar kadın olarak doğdukları için kendilerini şanssız hissediyorlar. Küçük yaşta ev kadınlığı görevini üstlenme, ‘evinin kadını, çocuklarının anası’ olma misyonu, kadını ezmiş ve aile içinde kadını  yalnızlaştırmıştır.

Evde kocaya, işyerinde işverene, baba ocağında babaya, abiye ‘borçlu’ sayılan kadın, haklarının farkında olamıyor. Kadına yönelik cinsel, bedensel ve psikolojik şiddet çok zaman ceza bile almıyor.

Kısacası Türkiye Kadın olmak; doğarken hayata yenik başlamaktır.İkinci sınıf vatandaş muamelesi görmektir. Hayatları boyunca sürekli şiddete ve tacize maruz kalmaktır.

Dövülmesi, haklarının korunmaması, suiistimal edilmesidir.Halen bir çoğunun daha önce hiç görmediği birisiyle evlendirilmesidir.Ekonomik koşullarla dedesi yaşındaki adamların koynuna sokulmasıdır. “Namus” kavramı yüzünden, sürekli baskı görmesidir

Her yıl onlarcasının “töre” sebepli katledilmesidir.Bir aile bireyinin tecavüzüne uğrayıp, yine katledilen olmaktır.Çocuğu olmayınca üzerine kuma getirilmektir..Fuhuşa zorlanmasıdır. Ya da bunun için satılmasıdır.

Vücudu üzerinden rant elde edilmesidir. Reklamlar adı altında vücudunun TV ve billboardlarda teşhir edilmesidir. Ve acıdır ki teşhir malzemesi için kullanılan vücudunun sadece estetik amaçlı kendi rızası ile kullanılmasıdır.

Artık uğruna gün düzenlenen kadınlar, istismar edildiklerinin, kendi kişiliklerinin ve emeklerinin değerlerinin farkına varmalılar. Siyasal ve toplumsal talepleri için mücadelelerinden vazgeçmemeleri, şimdiye kadar edindikleri kazanımlarını yitirmemeleri gerektiğinin bilincine varmalılar. Sadece bir gün çiçek verilip sevindirilen kadın değil, mücadeleci kadın olmak zorundalar.

Cinsel ve sınıfsal sömürüye son vermek adına, savaşsız barış dolu yaşanabilir bir dünya yaratmak adına, eşitlik, özgürlük ve demokrasi adına, emeğin değerinin katlanması talebimle, kadınlarımızın 8 Mart “Dünya Kadınlar Günü” nü kutlarım.

Etiketler :
HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

SON DAKİKA HABERLERİ
İLGİLİ HABERLER