Karabük Haber Gazetesi

KİTAP VEYAHUT ÖZGÜRLÜK

…’Kitap istikbale yollanan mektup. Smokin giyen heyecan, mumyalanan tefekkür. Kitap beraber yaşar sizinle, beraber yürür‘…   Okumak mı? her devirde, her bir sokak köşesinde  veyahut bulduğumuz her bir ağacın gölgesinde okumak.. ‘Her boş vakitte okumak insanı ahmaklaştırır, zihni felç eder’ diyor  Schopenhauer. Okurken bir başkasının bizim yerimize düşündüğünü, okuyucunun ise sadece yazarın zihin sürecini takip […]

KİTAP VEYAHUT ÖZGÜRLÜK
07 Ekim 2017 - 11:11 'de eklendi.

…’Kitap istikbale yollanan mektup. Smokin giyen heyecan, mumyalanan tefekkür. Kitap beraber yaşar sizinle, beraber yürür‘…

 

Okumak mı? her devirde, her bir sokak köşesinde  veyahut bulduğumuz her bir ağacın gölgesinde okumak..

‘Her boş vakitte okumak insanı ahmaklaştırır, zihni felç eder’ diyor  Schopenhauer. Okurken bir başkasının bizim yerimize düşündüğünü, okuyucunun ise sadece yazarın zihin sürecini takip ettiğini söylüyor. Bu durumu ise insanın kendi düşünce yeteneğinden giderek yoksunlaşması olarak tanımlıyor. Schopenhauer’e göre zihnimiz bir başkasının düşüncelerinin oyun alanındadır. Yani düşünmemiz gereken her bir şey, yazarın düşüncelerinin gerisinde kalmakta, bu ise sürekli okumaktan kaynaklanmaktadır. Tabi bu yargı benim değil, Schopenhauer’in ifade ettiği bir teori. Bu yargıyı şöyle bir alıp, evirip çevirip göz atınca, satırların arasında kendini kaybeden hiçbir insanı anlayamıyorum diyemiyorum. Kesin bir şekilde anladığım, doğruluğu veya yanlışlığı üzerinde değil. Çizilmesi gereken net çizgi, yargının; kelimelerin içe dönük dünyasına, her bir cümlenin birleşiminden oluşan satırların merak edici ve bir o kadar da ağır ağır ilerleyen hızlı tavrına, sayfaların samimiyetine oturmaması veyahut oturtamamam. Bilemiyorum..

Yazar düşüncesini yardım olsun diye sunmaz. Bir müka­fattır bu. Layık mısınız, değil misiniz? Anlamak ister. diyor Cemil Meriç. Belki de Schopenhauer’in bir başkasının düşünce dünyasının oynadığı oyunun içinde olabilmek dahi, yazarın bizlere vaad ettiği bir mükâfattır. Meriç’in de dediği gibi, lâyık mıyız? değil miyiz?

Anlatmak istediğini birden söylemeyen Meriç, okuyucusunu deniyor ve düşüncelerine karşılık bulup bulamayacağını ölçüyor. Anlaşılmak istiyor basit anlatmayarak..

Bir nevi beyin jimnastiği de denebilir. Yoruyor okuyucunun beynini, harekete geç ve düşün ibareleri veriyor sanki. Öylesine ısrarla ve inatla. Hayır hayır nankör değil Meriç, yalnızca kelimelerin gücünü derinliklerine inerek ruha anımsatmaya çalışıyor. Ruh demiştik değil mi?

‘Felaketimizin kaynağı kültür yokluğu. Hayatı anlamadan geçip gidiyoruz. Olgunlaşmak kalbin daha hassas, kanın da­ha sıcak, zekânın daha işlek, ruhun daha huzurlu olması de­mek. Harami mağaralarının kapılarını değil, hükümdar hazi­nelerinin kapılarını açan büyü kitap.

Meriç’e göre hayatı anlamak ve olgunlaşmak ruhun daha huzurlu olması demek. Peki ya nedir ruhun huzurlu olmasını sağlayan büyülü ilaç? Kitap! kitap diyor, ruh diyor Meriç..

Bahsettiğim teorinin, mayhoş tadı veren bir tarafı var. İlk ağza aldığımızda ekşimsi-tatlı tadı alıyorsunuz, sanki işte evet bu dediğimiz cinsten. Çiğnemeye devam ettikçe devam ediyor bu haz fakat yutkunmaya yakın bir yerde acıtıyor damağınızı, hisler karışıyor birbirine.. tatlı mı acı mı? galiba ekşi diyorsunuz. Fakat yutkunduktan sonra anlıyorsunuz ki acı idi. İlk bakışta doğru gibi gelen fakat sonrasında kalıbına oturmayan, rahatsızlık hissi veren acımsı tat. Anlatmaya çalışıyorum, çalışıyorum ki yazılan çizilen her bir satırın ardında ki ruha açılan pencereyi ekşi olana kurban etmek istemiyorum.

Kelimeler sizi değil, siz kelimeleri yakalamaya çalıştıkça koşar adımlarla yaklaşıyor Meriç.. Git diyemediğin bir sevgili misali, gel diyorsun, gel ve beynimin tembelleşmiş her bir hücresini harekete geçir!

Kelimelerin samimiyetini ve içe dönük dünyasını tadamadan göçmek bir felaket olurdu. Felakete yakalanmadan koşmak, uçsuz bucaksız…

‘Seçme hürriyetimizin sınırsız olduğu tek dünya, kitaplar dünyasıdır.’ diyen Meriç’in özgürlüğe çıkarttığı davetiye ne ekşi ne acı ne tuzludur. Özgürlüğün milyonlarca insanın yaşadığı bir dünyada kime acı geldiği görülmüştür?

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

SON DAKİKA HABERLERİ
İLGİLİ HABERLER