Karabük Haber Gazetesi

TÜRK, ÖĞÜN ÇALIŞ GÜVEN…

Dünyanın gözünün üzerinde olduğu ve bölmeye çalıştığı Türkiye,  yıllardır haçlı zihniyetinin ve küresel güçlerin, zamanla yoğunlaştırdığı, ekonomik, siyasi ve etnik yıkım politikalarının karşısında dik durdu ve bundan sonra da dik durmaya devam edecek… Osmanlı’nın dağılmasıyla kurulan Türkiye cumhuriyeti, ilk yıllarında devlet yönetiminde tek partili sistem ile demokrasiyi yerleştirmeye çalışmış… Çok partili sistemle birlikte iki kutuplu […]

TÜRK, ÖĞÜN ÇALIŞ GÜVEN…
22 Mart 2016 - 19:00 'de eklendi.

Dünyanın gözünün üzerinde olduğu ve bölmeye çalıştığı Türkiye,  yıllardır haçlı zihniyetinin ve küresel güçlerin, zamanla yoğunlaştırdığı, ekonomik, siyasi ve etnik yıkım politikalarının karşısında dik durdu ve bundan sonra da dik durmaya devam edecek…

Osmanlı’nın dağılmasıyla kurulan Türkiye cumhuriyeti, ilk yıllarında devlet yönetiminde tek partili sistem ile demokrasiyi yerleştirmeye çalışmış…

Çok partili sistemle birlikte iki kutuplu dünya siyasetinin ortasında kalan Türkiye, ABD etkisindeki NATO şemsiyesi altına girerek yöneten değil yönetilen bir ülke olarak daima ateş çemberinde tutulmuş…

Dünya coğrafyasındaki stratejik önemi, üreten ve gelişen Türkiye’yi durdurmak amacıyla, zamanla ülkede, siyasi, ekonomik, dini ve etnik ayırımcılığı ön plana çıkarıp, vesayet yönetimi kurmak suretiyle Türkiye her vesayette yıllarca geriye götürülmüş…

Siyasi olayları çatışmaya dönüştürüp, Türkiye’yi zaafa uğratarak, zamanla büyük ekonomik krizler çıkarmak, son otuz yılı geçen süreçte ise dini ve etnik ayrışma, terörle çökertme planları uygulanmakta…

Türkiye’nin dünyadaki ve bölgedeki varlığı öyle güçlü ki, müttefikler de dahil olmak üzere küresel güçlerin yıllardır vesayet politikası ile oynadığı oyunlarla defalarca demokrasiyi kesintiye uğratmalarına ve iç politikada yaşanan iktidarsızlıklara rağmen Türkiye hala dimdik ayakta…

Türkiye’nin varlığını ipotek altına almak için yapılan saldırılar bitmiş değil…

Yıllar önce Tunus yönetiminin ve küresel güçlerin desteğiyle küçük bir kıvılcım olarak başlayan Arap baharı, bugün bütün Müslüman Ortadoğuyu ve sınır komşusu Türkiye’yi de ateş çemberi içerisine aldı…

2010 yılı sonunda Tunus’ta başlayan Arap baharı, Tunus, Libya, Suriye, Mısır, Bahreyn, Cezayir, Ürdün ve Yemen’i etkilerken, diğer orta doğu ülkeleri kısmen etkilenmiş, ardından ortadoğunun sınır komşusu Türkiye, Arap baharının kış mevsimi ile karşı karşıya bırakılmış durumda..!

Arap baharıyla birlikte başlayan Suriye savaşında kaçarak, Türkiye’ye ve Avrupa ülkelerine sığınmak üzere zorlu mücadeleler veren Suriyeli mültecilerden 3 milyona yakınını Türkiye barındırıyor.

Ayrıca Türkiye’den deniz yoluyla Ege üzerinden Avrupa ülkelerine canlarını tehlikeye atarak gitmek isteyen mültecilerin bir kısmı denizde boğularak hayatını kaybederken, ulaşabilenler ise Avrupa ülkelerine kabul edilmeyince sınırlarda perişan olmakta, hatta bazı AB ülkeleri sığınmacılara para karşılığı gösteri yaptırmak terbiyesizliğini göstermekte…

Suriyeli mültecileri kabul etmek istemeyen Avrupa ülkeleri, BM nezdinde Suriyeli sığınmacılar sorunun çözümü için kolları sıvayan BM ve AB, Müslümanlara yardım etmemek için mültecilerin Türkiye’de kalması konusunda, Türkiye ile AB arasında yapılan anlaşma gereği, Türkiye’ye para yardımı yaparak sığınmacılar AB’ye gönderilmeyecek, Türkiye’de kalacak…

İnsan hakları mahkeme kararları ile Türkiye’yi her alanda mahkûm eden AB’yi, Suriyeli sığınmacıları barındırmayarak insanların hayatını tehlikeye atan AB’yi kim mahkûm edecek…

Suriyeli sığınmacıları kabul etmeyen ve barındırılması işini para karşılığı Türkiye’ye yaptıran AB, sık sık kesintiye uğrayan üyelik sürecini, Suriyeli mültecileri Avrupa’ya göndermeyen Türkiye’ye yardım görüntüsü ile süreci hızlandırmak üzere 72 maddelik gerçekleşmesi zor olan şartlarla üyelik yine başka bahara kalacak…

Türkiye tarafında ise, bir taraftan AB ile üyelik müzakereleri yürütüp, diğer taraftan iç politika malzemesi olarak AB’ye sanal ortamda tehditkâr açıklamaların, görüşülen üyelik sürecine nasıl katkısı olacak, önümüzdeki günler bunun cevabını verecek.

Atatürk’ün dediği gibi, Türk, Öğün, Çalış, Güven; yani Türklüğümüzle, vatanımızla övünmek, ülkemizi kalkındırmak, refah seviyesini artırmak, daha iyi hizmet etmek için çok çalışmak, bu azimli ve başarılı gayretli çalışmaları vatanın tüm sathına yayarak, güven içinde Türkiye’de birlik ve beraberliğin sağlanmasından başka yol yoktur…

Türkiye, övünerek, güvenerek ve çalışarak ısrarla bu yolda yürümeli…

Düşünce ve görüşlerin ışık olması dileğiyle…

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

SON DAKİKA HABERLERİ
İLGİLİ HABERLER