Karabük Haber Gazetesi

UZAKLAR HİÇ BU KADAR YAKINDAN SALDIRMAMIŞTI.

Aşkın Tanımı Yoktur, Ancak Kanıtları Vardır. (BENEDETTO BUSCETTA, 1901-1968, Savaşmazsam Ayıp Olur) Geçtiğimiz günlerde sosyal medyada, Edip Cansever’in bir röportajı ile karşılaştım.  Sene 1975 bitirdiği şiir kitabı hakkında konuşuyor, temasından falan bahsediyor. O kadar düzgün bir Türkçesi var ki, şuan “bizim konuştuğumuz ne yahu” diye kendi içinize döner bir düşünürsünüz. Beni yanlış anlamayın o dönemde […]

UZAKLAR HİÇ BU KADAR YAKINDAN SALDIRMAMIŞTI.
16 Ekim 2017 - 11:44 'de eklendi.

Aşkın Tanımı Yoktur, Ancak Kanıtları Vardır.

(BENEDETTO BUSCETTA, 1901-1968, Savaşmazsam Ayıp Olur)

Geçtiğimiz günlerde sosyal medyada, Edip Cansever’in bir röportajı ile karşılaştım.  Sene 1975 bitirdiği şiir kitabı hakkında konuşuyor, temasından falan bahsediyor. O kadar düzgün bir Türkçesi var ki, şuan “bizim konuştuğumuz ne yahu” diye kendi içinize döner bir düşünürsünüz. Beni yanlış anlamayın o dönemde hakikaten şiirle uğraşan birkaç kişi var, gönlünü, emeğini vermiş ve samimi olarak sanat üretebilen. Öyle ki Edip Cansever şiir kitabının reklamını bile yapmıyor, kısacık röportajda sözlerini şöyle noktalıyor. “Şiiri üzerine bir şeyler konuşmak hemen hemen olanak dışıdır, şiiri açıklayacak tek şey şiirdir.” Ey halk okuyun!  Şiiri sevin!  Demektir bu kanımca.

60’lar ve 70’lerdeki edebiyat ortamı tekrar sağlanır mı? Günümüz şairlerine hakikaten şair demek ne kadar doğru? Herkesin istediğini yayımladığı bu ortamda, gerçek şairin aradan sıyrılması mümkün mü?

Hünerliler perişan, dahiler darmadağın, fakirler obez, zenginler zayıf… Bu tezatlığın  mağduru elbette halk…

Ne yani 70’lerde yaşanan aşk şimdikinden daha mı farklıydı? İnsan teknolojiyle mi doğuyor, üretkenliğini neden aktaramıyor, hislerini mi kaybediyor ya da bu koşuşturmaca da bir felakete mi sürükleniyor.

Savaşın olduğu yerde, sürgünlerin, devrimlerin, katliamların olduğu yerde bile aşk vardı. Sürgünlerde birbirlerine aşık olup şiir yazan gençler yok muydu yani.  İnsanın doğal haklarını özgürce yaşamaktan kim alıkoyabilir? Devrimlerde sanatın ve aydınların önlerine binlerce taşlar koyuldu, hangisi tüm yasaklara ve zorluklara boyun eğdi? SANAT  HALKIN ANLAMA ULAŞABİLMESİNİ SAĞLAR. SANAT HALKIN İLACIDIR.

Neredeyse tüm devletler yalnızca siyasi çıkarlar uğruna mücadele veriyorlar. Bu durum elbette halka da yansıyor. Halk ekranlarda, sokaklarda, işyerlerinde, etkinliklerde, dinledikleri müziklerde, oynanan tiyatro oyunlarında, sinemalarda, dergi ve gazetelerde bile hep siyasi bir savaş içerisinde itiliyor. İstese de, istemese de. Düşünce özgürlüğü, insana yalnızca bir sembol olarak verilmiş durumda.- Sen düşünme senin yerine biz düşünürüz.- Kısıtlanan birey eninde sonunda hissetmeyi, üretmeyi, onu insan yapan değerlerini maalesef kaybediyor. Savaşta bile aşkı unutmayan toplumlar, şuan aşka sırtını çeviriyor.

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

 BU HABER HAKKINDA YAPILAN YORUMLAR

( 1 Yorum )

SON DAKİKA HABERLERİ
İLGİLİ HABERLER
karabük haber