Karabük Haber Gazetesi

YAZIN ASTIM ATAKLARI SORUN OLMASIN

Özel Medikar Hastanesi Genel Müdür/Başhekimi sayın Op. Dr. Ziya Boyacıoğlu uzman ve tecrübeli doktor kadrosu, en son teknolojik ekipmanlarla sağlıkta öncü kuruluş olduklarını belirterek ”Medikar hastanesinin hedefi “Her Şey İnsan İçin” dir. Bu hedef doğrultusunda tecrübeli ve uzman doktorlarımız, deneyimli personelimiz ve en son teknolojik ekipmanlarımızla bugüne kadar Batı Karadeniz bölgesinde öncü kuruluş olduk ve […]

YAZIN ASTIM ATAKLARI SORUN OLMASIN
22 Ağustos 2016 - 17:49 'de eklendi.

Özel Medikar Hastanesi Genel Müdür/Başhekimi sayın Op. Dr. Ziya Boyacıoğlu uzman ve tecrübeli doktor kadrosu, en son teknolojik ekipmanlarla sağlıkta öncü kuruluş olduklarını belirterek ”Medikar hastanesinin hedefi “Her Şey İnsan İçin” dir. Bu hedef doğrultusunda tecrübeli ve uzman doktorlarımız, deneyimli personelimiz ve en son teknolojik ekipmanlarımızla bugüne kadar Batı Karadeniz bölgesinde öncü kuruluş olduk ve olmaya da devam edeceğiz.” Dedi

Medikar Hastanesi Göğüs hastalıkları uzmanı Dr. Elif Reyhan Mollarecep Astım nefes darlığı ataklarının ve aralarda şikayetsiz dönemlerin olduğu bir rahatsızlık olduğunu belirterek” Ülkemizde yetişkinlerin de yüzde 5’inde görüldüğünü düşünürsek hiç de azımsanmayacak sıklıkta olduğunu görmekteyiz. Toz, sigara dumanı, keskin kokular, kimyasal maddeler, egzoz gazı ve stres gibi etkenler astımı tetikleyen en önemli faktörlerdir. Bununla birlikte sıcak yaz aylarında nem oranının artmasıyla nefes darlığı şikayetinde artış görülebilmektedir.

Nem oranı % 60’ı geçtiği zaman dışarıya çıkmayın!

Astım hastalığının belirtileri arasında göğüste hırıltı, hışıltılı solunum, nefes darlığında artma, öksürük, göğüste tıkanıklık ve baskı hissi yer almaktadır. Havaların ısınmasıyla birlikte nem oranında artış olması da solunum yollarındaki hassasiyeti arttırarak şikayetlerin daha da belirginleşmesine yol açabilir. Alerjik yapıya sahip olan astım hastalarında ise, nemli ortamlarda ev tozu akarlarının daha sık bulunması ayrı bir risk oluşturur. Özellikle hava sıcaklığının 30ºC üstünde ve nem oranının %60’tan fazla olduğu zamanlarda, astım hastalarının açık havaya çıkmayarak serin ve kapalı ortamda bulunmaları önemlidir. En riskli olan ve özellikle dikkat edilmesi gereken saatler sabah 10.00 – öğleden sonra 17.00 saatleri arasıdır.

Hastayı rahatlatacak ama en önemlisi tedavi edecek ilaçların planlaması önemlidir

Astımın kontrol altında olup olmadığının anlaşılabilmesi için poliklinikte göğüs hastalıkları uzmanı tarafından “Astım Kontrol Testi” uygulanmaktadır. Böylelikle kişinin şikayetlerin ne sıklıkta olduğu, ne kadar sıklıkta kurtarıcı ilaç kullandığı, kullandığı ilaç dozları ile hastalığın düzeyi ve kontrol altında olup olmadığı belirlenmekte ve buna göre kişiye özel tedavi uygulanabilmektedir. Hastalara kontrol edici ve tedavi edici olmak üzere iki grup ilaç önerisinde bulunulmaktadır. Kontrol edici tedavi sadece şikayetlerinin arttığı zaman hastayı rahatlatmak için verilir. Dönemsel olarak doz miktarı değişen ilaç kullanımları ile tedavi sağlanmaktadır. Astım hastalığında en az sayıda ve en düşük dozla alınan kortizon ilaçlarıyla kontrolü sağlamak ve atak sıklığını en az indirmek hedeflenir.

Kilo alma kaygısı ile ilaç tedavisi aksatılmamalıdır

Astım hastalığının kontrolünde ve tedavisinde kullanılan ilaçların hekimin önerdiği dozda ve sürede yapılması gerekmektedir. İlaç tedavisi ile şikayetleri azalan hastaların yaptığı en büyük hata, artık iyileştiklerini düşünüp tedaviyi yarım bırakmaktır. Oysa ki kronik bir rahatsızlık olan astım ömür boyu tedavi almayı gerektirebilir. Kişi zamanından önce iyileştiğini zannedip tedaviyi sonlandırdığında tekrar bir astım atağı geçirme riski ile karşı karşıyadır. Eğer tespit edilmiş bir alerjene karşı hasssiyet durumu söz konusu ise, bu alerjen ile maruziyeti en aza indirmek adına gereken tedbirleri almak ve bu yönde yaşam değişiklikleri yapmak tedavide önemli rol oynar. Astım hastalarında vral ya da bakteriyel enfeksiyon riski arttığından bu hastalıklara karşı aşılama ile ilgili olarak mutlaka takip eden uzman hekimden görüş almalıdırlar. Birçok hasta tedavide kullanılan ve kortizon içeren bu solunum ilaçlarının kilo aldırdığını düşünmektedir. Halbuki, astım ilaçlarının içerdiği kortizon miktarı mikrogram düzeyindedir. Tedavi için alınan bu ilaçlar direkt olarak akciğerlere uygulandığından diğer vücut sistemlerine karışmaz. Böylelikle ağızdan alınan, enjeksiyonla ya da damar yolundan verilen kortizon ilaçlarında görülen yan etkiler, solunum yoluyla alınan astım ilaçlarında görülmez. Kilo alımı dahil olmak üzere, tansiyonda ya da kan şekeri düzeyinde yükselme, vücutta ödem gibi yan etkiler oluşmaz. Astım hastaları yaz tatilinde nem oranı yüksek olmayan bölgeleri tercih etmelidir. Otelde konaklamalarında odaların da alerjenlerle karşılaşmama bakımından doğru seçilmesi önemlidir. Örneğin, odada halı bulunmaması, yastıkların kuş tüyü olmaması, yüksek kalitede hava filtreleme sistemi bulundurması, sigara içilmeyen oda tercih edilmesi önemlidir. Ayrıca tatile çıkmadan ilaç planlamalarının da yine takip eden göğüs hastalıkları uzmanı kontrolünde doğru bir şekilde yapması gerekir.” Dedi.

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

SON DAKİKA HABERLERİ
İLGİLİ HABERLER