358 yıllık tarihi caminin restorasyonu tamamlandı

blank
Avatarı
Karabük Haber tarafından
14 Mart, 2019 08:57 tarihinde yayınlandı
Okuma Süresi: 3dk
Tıklanma Sayısı: 7
Yorum Sayısı: 0
Ünal Mühendislik

Karabük’ün Safranbolu ilçesinde 358 yıllık tarihi Köprülü Mehmet Paşa Camii’nin restorasyon çalışmaları tamamlandı. UNESCO Dünya Miras Listesi'nde yer alan ve "en iyi korunan 20 kent" arasında bulunan Safranbolu’da 1661 yılında yaptırılan tarihi Köprülü Mehmet Paşa Camii’nde 2.5 yıldır süren restorasyon çalışmaları Vakıflar Genel Müdürlüğü tarafından tamamlandı. Osmanlı Sadrazamı Köprülü Mehmet Paşa tarafından yaptırılan ve 358 yıllık gibi bir geçmişe sahip tarihi camii Cuma günü ibadete açılacak. Köprülü Mehmet Paşa Camii’nin Safranbolu içi önemli olduğunu belirten Safranbolu Kaymakamı ve Belediye Başkanı Dr. Fatih Ürkmezer, “Sadece bir camii olarak değil de bütün olarak baktığımız zaman camisi, külliyesi ve yanındaki muvakkithanesi ile Safranbolu Çarşısının göbeğinde yer alan önemli bir eser bizim için” dedi. “Çevre düzenlemesi ile baktığımızda 2.5 yıl iyi bir süreç”  Restorasyon çalışmaları için uzman ekiplerin önemli olduğunu ifade eden Ürkmezer, “Ekim 2016 yılında başlayan Vakıflar Genel Müdürlüğü tarafından ihalesi yapılan ve restorasyonu tamamlanan bu yapıyı biz Safranbolu olarak teslim alacağız. Yapım sürecinde de göreve başladıktan sonra çeşitli ülkelere kendi misafirlerimize birçok kere gittik. Orada bu tip de özellikle camii restorasyonları çok önemli. Uzman ekiplerle çalışmanız gerekiyor. Ne ile karşılaşacağınız belli değil. Çünkü bir duvardan herhangi bir şey yaptığınızda enjeksiyonlar çıkabiliyor ve süreci uzatabiliyor. O yüzden böyle önemli bir camii de çevre düzenlemesi ile baktığımızda 2.5 yıl iyi bir süreç diye bakabiliriz” diye konuştu. “Tarihsel olayları not etmede uzun yıllar boyunca kullanılmış”  Ürkmezer, Safranbolu’da restorasyon süreçlerinin devam ettiğini ve bu restorasyon çalışmalarında Vakıflar Genel Müdürlüğü’nün çok büyük emeği ve desteği olduğunu belirterek şunları söyledi: “Her toplantılarımızda detaylı bilgiler de verildi. Safranbolu’da Vakıflar Genel Müdürlüğü’nün bu şekilde yaptığı çalışmalar devam ediyor. Amacımız Safranbolu bize bu güne kadar gelen emanetin bekçileriyiz. 1661 yılında yapılmış bir yapı ve yaklaşık 350-400 yıllık bir yapı. Şükür ki bu güne kadar korunmuş. Bizlerde emanetçileri olarak gelecek kuşaklara daha da iyi aktarmak için çalışıyoruz. İnşallah Safranbolu halkı diğer bütün binalarda olduğu gibi bu binayı da iyi bir şekilde kullanacak. Yanında çok önemli bir muvakkithane var. Orada bir de güneş saati var. Güneş saatine o muvakkithane ile baktığınızda hem bütün tarihsel olayları not etmede hem de saatleri belirlemede uzun yıllar boyunca kullanılmış. O muvakkithaneyi de biz kaymakamlık olarak valimizin desteği ile uygun bir şekle getirip müftülük ve turizm müdürlüğü ile birlikte iyi bir şekilde kullanacağız. Amacımız iki taraf arasında da tarihi arasta bölgesine geçen yol oradan geçiyor. O hattın açılması ile esnafımızda rahatlayacak ve vatandaşlarımız da, yerli yabancı turistlerimiz de bu güneş saatini ön plana çıkarıp o camiinin içindeki güzellikleri görmesini sağlayacağımız için mutluyuz.” “Osmanlı dönemine ait 95 adet güneş saatinden biri”  Sadrazam Köprülü Mehmet Paşa tarafından gönderilen el yazması bir Kur’an-ı Kerim'den 1661 (Hicrî 1072) yılında ibadete açıldığı anlaşılan camiinin avlusuna büyük kemerli bir kapıdan giriliyor. Avlusunda şadırvan, güneş saati ile kütüphane ve muvakkithane olarak ortak yapılmış bina bulunuyor. Avlu içerisinde bulunan güneş saati Osmanlı dönemine ait 95 adet güneş saatinden biri olma özelliği taşırken, Tarihi güneş saati mermer levhanın üzerinde bulunan üçgen şeklindeki madeni bir plakanın gölgesi ve plakanın merkez teşkil ettiği eşit açılara haiz çok sayıdaki çizgi ile zamanı belirlemektedir. Köprülü Mehmet Paşa Camisi, halk arasında ve çeşitli kaynaklarda anlatılan yapılış hikayeleri ve farklı mimari özellikleriyle de ilgi çekiyor. Caminin yapılışıyla ilgili öykü, Osmanlı Sadrazamı Köprülü Mehmet Paşa'nın sürgünüyle başlıyor. "Sürgün geldiği Safranbolu'da ilk namaz kıldığı dergahın yerine, affedilmesi ve İstanbul'a dönmesi durumunda cami yaptıracağına" yönelik adakta bulunan Köprülü Mehmet Paşa, sözünü yerine getirerek 1658'de inşaat emrini veriyor. Paşanın icamiye gönderdiği el yazması Kur'an-ı Kerim'den, caminin 1661'de yapıldığı tahmin ediliyor. Büyük bir kemerli kapıdan girilen caminin avlusunda güneş saati bulunuyor. Yatay güneş saati, 06.40 ile 17.20 arasındaki zamanı, özel hazırlanmış mermer üzerindeki metal plakanın gölgesi yardımıyla gösteriyor. Saat, gölge ile mermer üzerindeki çizgilerin buluşma anını, zaman olarak yanılgısız göstermeyi sürdürüyor. Cami külliyesinde "vaktin belirlendiği mekan" anlamına gelen muvakkithane bulunuyor. Burada, muvakkitlerin çeşitli aletlerle namaz vaktini belirlediği, gözlem yaparak zamanı tespit ettikleri yer bulunuyor. Tarihi cami daha önce 1970 ve 1995'te de restore edilmişti.

Yorum Yaz

Gönderdiğiniz yorum moderasyon ekibi tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır.

Hadrianopolis’te saray kompleksi ortaya çıktı: 4. yüzyıla ait eşsiz mozaikler bulundu

blank
Avatarı
Karabük Haber tarafından
10 Aralık, 2025 16:44 tarihinde yayınlandı
Okuma Süresi: 2dk
Tıklanma Sayısı: 43
Yorum Sayısı: 0
Ünal Mühendislik
Karabük'ün Eskipazar ilçesindeki Hadrianopolis Antik Kenti'nde sürdürülen kazılarda literatürde bulunmayan motiflere sahip 4. yüzyıl mozaikleri ile bir saray kompleksinin kabul salonu gün yüzüne çıkarıldı. Geç Kalkolitik, Roma ve Erken Bizans dönemlerinde yerleşim yeri olarak kullanılan Hadrianopolis Antik Kenti'nde Kültür ve Turizm Bakanlığı'nın Geleceğe Miras Projesi çerçevesinde yürütülen kazılarda ortaya çıkan yeni buluntular tarihe ışık tutmaya devam ediyor. Karabük Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Arkeoloji Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Ersin Çelikbaş'ın başkanlığında İç Kale olarak adlandırılan bölgede yapılan çalışmalarda literatürde bulunmayan motiflere sahip 4. yüzyıl mozaikleri ile bir saray kompleksinin kabul salonu ortaya çıkarıldı. Kazı Başkanı Doç. Dr. Ersin Çelikbaş, antik kentte 2025 yılı çalışmalarının tamamlandığını belirterek, "2025 yılı içerisinde Geleceği Miras Projesi kapsamında çalışmalarımızı ‘İç Kale' olarak adlandırdığımız bölgede yoğunlaştırdık. İç Kale'nin hemen önünde yapmış olduğumuz çalışmalarda geniş bir alan kapsayan tek odadan oluşan bir bölüm ortaya çıktı ve bu odanın zemininin mozaikle süslendiğini gördük" dedi. Çelikbaş, çalışmalarda buranın bir kabul salonu olduğunu tespit ettiklerini ve bu salonun Hadrianopolis'te aslında bir saray kalıntısına ait olduğunu söyledi. "Literatürde olmayan bazı motiflerin de olduğunu belirtebiliriz" "Bölge için çok önemli bir buluntu olduğunu söyleyebiliriz" diyen Çelikbaş, "Gerçekten mozaik süslemelerde, literatürde olmayan bazı motiflerin de olduğu harika özelliklere ve stile sahip olduğunu belirtebiliriz. Şu ana kadar yapmış olduğumuz değerlendirmelerde hem statigrafik hem de mozaiklerin stilistik açısından M.S. 4. yüzyıla ait olduğunu söyleyebiliriz. Hem Karadeniz Bölgesi için hem de Anadolu arkeolojisi için böyle bir saray kalıntısının Hadrianopolis'te tespit edilmiş olması da gerçekten bizleri heyecanlandırdı. Çalışmalarımız bu yıl için tamamlandı. Fakat 2026 yılı içerisinde sarayın diğer bölümlerinde açma çalışmalarına devam edeceğiz" ifadelerine yer verdi. "Yüzde 80'lik bölümü günümüze sağlam olarak ulaşabilmiş" Mozaiklerdeki motiflerden bahseden Çelikbaş, "Geometrik motifleri görmekteyiz. Mozaikli alanın tam merkezinde ise bir tavus kuşu sahnesi yer almakta. İki tavus kuşu antitetik duruşla resmedilmiş. Ortalarında bir su kabı ve bu su kabından su içerken görülmekte. Mozaiklerde yer yer noksanlar var ama önemli noksanlar değil. Mozaiğin yüzde 80'lik bölümü günümüze sağlam olarak ulaşabilmiş. Hadrianopolis'teki bu mozaik yelpazesini de yine genişletecek niteliğe sahip, özelliklere sahip mozaikler ilk defa ortaya çıktığını söyleyebiliriz" diye konuştu. "Mozaikler bir halı deseni gibi işlenmiş" Çelikbaş, mozaiklerde tespit edilen desenlerle ilgili de şunları söyledi: "Şu ana kadar tespit ettiğimiz desenler, dalgalı kurdele motifi var. 8 kollu yıldız merkezinde işlemiş ve bu sekiz kollu yıldızın tam ortasına da bir antitetik duruşlu tavus kuşları sahnelenmiş. Yine çeşitli geometrik motifler işlenmiş burada. Süleyman düğümleri var panolar içerisinde. Aslında burada gerçekten mozaikler bir halı deseni gibi işlenmiş. Ve o hala canlılığını o rengini koruyarak da günümüze ulaşmış. Şu anda mozaiklerimizin geçici üstlerini korumaya da alacağız. Ama bu yılın sonuna kadar inşallah ziyaretçilerimizin görebileceği bir şekilde de burayı teşhire açacağız." Mozaiklerde ayrıca bir insan figürünün de bulunduğunu aktaran Çelikbaş, "Bu figürün büyük bir bölümü günümüze noksan olarak ulaşmış. Bu figürün bir mitolojik ya da bir dini motif, bir figür olup olmadığı konusunda net bir bilgiye sahip değiliz. Dediğim gibi gerçekten çok özel desenler, motifler bu mozaiklerde karşımıza çıkmaktadır" ifadelerini kullandı. Çelikbaş son olarak, "Bulunan alan Anadolu arkeolojisi açısından da gerçekten çok önem arz ediyor. Anadolu arkeolojisinde görülmemiş motiflerin de ilk defa burada özellikle bir tanesinin tespit edildiğini söylememiz doğru olacaktır" dedi.

Yorum Yaz

Gönderdiğiniz yorum moderasyon ekibi tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır.