KARDEMİR’deki KRİZ ve BAĞIMSIZLAR..! « Karabük Haber Gazetesi

SON DAKİKA

KARDEMİR’deki KRİZ ve BAĞIMSIZLAR..!

Bu haber 19 Mayıs 2020 - 18:04 'de eklendi ve kez görüntülendi.

Milletlerin tarihlerinde çeşitli dönüm noktaları vardır. Büyük Türk Milleti’nin en büyük dönüm noktalarından biri de bugün aramızda mesafeler olsa bile aynı birliktelik ruhu, aynı bilinç ve aynı heyecanla, evlerimizde, balkonlarımızda kutlayacağımız 19 Mayıs Atatürk’ü Anma Gençlik ve Spor Bayramımızdır. Bağımsızlığa atılan bu ilk adımın yıldönümünde Büyük Atatürk ve Milli Mücadelenin kahraman şehitlerini rahmetle anıyoruz.

Bundan 101 yıl önce, bugün başlatılan milli mücadeleyi kazanmış, genç Türkiye Cumhuriyeti kurulmuş ve hemen akabinde iktisadi mücadeleyi kazanabilmek için çok önemli kararlar almış, çok büyük atılımlar gerçekleştirmiştir. İşte bu devrimlerinden biri de ülkenin sanayileşmesi ve bunun “Ulusal”bir nitelik kazanması için aldığı ulusal demir çelik entegre tesislerinin kurulması kararıdır.

Karabük Demir Çelik Fabrikaları böyle üstün bir aklın neticesi olarak ve Büyük Atatürk’ün ölümünden iki yıl önce verdiği talimat ve aldığı kararlarla 10 Kasım 1936 tarihinde kağıt üstünde, 3 Nisan 1937 tarihinde dönenim Başbakanı İsmet İnönü tarafından ilk harcının atılmasıyla fiilen hayata geçmiştir.

Günümüze kadar çok büyük başarılara imza atmış demir çelik fabrikalarının öyküsünü bilmeyen yoktur, her yıl 3 Nisanlarda sayfalarca yazılır, çizilir. Bugün konumuz elbet KARDEMİR’in tarihini ve başarılarını anlatmak değil ancak günümüzde geldiği noktaya bakarsak bu kuruluş öyküsünü kısaca hatırlatmakta fayda olduğunu düşünüyoruz.

Bugün Karabük diye bir şehirden bahsediyorsak, bugün Karabük şehrinden ekmek yiyorsak/yeniyorsa bu tarihi unutmamamız gerekiyor.

Ancak sadece bu uzak geçmişi değil, yakın geçmişte babalarının verdiği mücadeleyi bile unutup mirasyedi gibi davranan bir nesil var karşımızda. Herkesin bitti, kapandı, iflah olmaz dediği günlerde birçok Karabük’lü sanayicinin aman üç beş kuruşum heba olur diye yanına yanaşmadığı Karabük Demir Çelik Fabrikalarını, rahmetli Mutullah Yolbulan ile Kamil Güleç birlikte omuzlamış, yıllık 500 bin ton üretim yapan tesisi bugün yıllık 3.5 milyon ton üretim yapan tesise dönüştürmüştür.

Herşeyden önce bugün işi kayıkçı kavgasına dönüştürenlerin bunları unutmaması gerekir. Bugün heba etmek üzere oldukları mirasın büyüklüğünün parayla ölçülemeyeceğini unutmamaları gerekir.

Kardemir bu şehrin namusudur, 8 Kasım 1994’te nasıl bu şehir namusuna sahip çıktıysa gerektiğinde bugün de sahip çıkacaktır, bu da bir kenara not edilmesi gerekir.

Bugün halka açık özel bir işletme olan KARDEMİR, bir yönetim kurulu tarafından yönetiliyor, mevzuatında belirtildiği şekliyle oluşan yönetim kurulunun devleti temsilen orada olduklarını düşündüğümüz bağımsız! Yöneticileri de var. Geçtiğimiz dönemde akla ziyan bir kararla bağımsız yönetim kurulu üyesinden Yönetim Kurulu Başkanı çıkaran bu ekip şimdi de Yönetim Kurulu Başkanı gibi davranan bir yardımcı çıkarmış, farklı kişiler sanmayın, aynı isim yer değiştirmiş

Bu bağımsız Yönetim Kurulu üyelerinin gerçekten ne yapmaya çalıştığını merak eder hale geldik. Hani aklımıza farklı senaryolar gelmiyor değil, sırayla hakim hissedarları bertaraf edip tesisi birilerine mi devretmek istiyorlar? Ülkenin en önemli tesisleri arasında yer alan KARDEMİR’de olan bitenden Sayın Cumhurbaşkanı haberdar ediliyor mu? Bağımsızların bir görevi de bu mu acaba? Bu görev yerine mi getiriliyor? Akla birçok soru geliyor ancak klişe ifadelerle yapılan basın açıklamaları maalesef bu sorulara cevap olamıyor, kelimeleri kifayetsiz kalıyor.

Ortalık karışmış, daha da karıştırmak için yapılan SİPARİŞ HABERLERE bakıyorsunuz, sadece yönetim kurulu toplantılarında üyelerin bileceği, göreceği belgeler internet sitelerinde ve sosyal medyada uçuşuyor.

Tetikçileriniz yarın sizleri okuduğunda ne yapacaksınız..?

Halka açık bir şirkette, SPK’nın denetlediği bir şirkette bu işler nasıl oluyor?

Hal böyle iken her zaman olduğu gibi şehrin bir de sessiz kahramanları var.

Hani olmayan eşraf, Şehr-i Emin, el-Vali, Kent Konseyi, Ak Saçlı Gazeteciler!

Artık varın gerisini siz sıralayın.

Neredesiniz?

Neden sesiniz çıkmıyor, koskoca tesis, varlık sebebiniz olan tesis, göz göre göre eritiliyor, adeta birilerine peşkeş çekiliyor ama ses yok.

Neden?

Sizde mi sonucu görüp ona göre pozisyon alacaksınız?

Onu mu bekliyorsunuz?

Gerçi bazılarınız vakti zamanında taşın altına elini sokmamışken şimdi mi sokacak. Zaten bir kısmı kamu görevlisi burada vakit dolduruyor, hatta belki henüz olayın vahametinin farkında bile değildir. Diğerleri zaten yok hükmünde…

Beyler! Kendinize gelin, bu tesis Büyük Atatürk’ün gözbebeği, Türkiye Cumhuriyetinin sembolüdür.

Bu tesisi bugünlere ne Mustafa Yolbulan, ne “Çağrı Güleç’le” ne de adına bağımsız dedikleri ama yarın burada esamesi bile okunmayacak yöneticiler getirdi.

Bu tesis, Kamil Güleç ve Mutullah Yolbulan’ın sırt sırta vererek çeyrek asırlık başarı öyküsü ile bugünlere geldi.

O gün taşın altına elini sokanların, bugün birbirine taş atan mirasçıları!

Attığınız taşlar bu şehirde çok can yakıyor, unutmayın.

Şehrin sessiz eşrafı, taşlar bugün size değmiyor belki ama yarın nerden sekeceği belli olmaz.

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

4 ADET YORUM YAPILDI

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.
Hakkı20 Mayıs 2020 / 14:59Cevapla

Kardemir tecrübenin ve bilginin buluştuğu bir yer idi. Fakat ayak oyunları bağımsız kisbesi altındakiler ne yaptı ortakları birbirine düşürüp bir ona bir buna gülüçük ile hem yandaşları zengin oldu hemde iş sahibi oldu. Kimse ses çıkarmıyor arkadaşlar AKP ve bağımsızlar bir sürü insan aldı neden karabükü 1 2 isim ya ben Malatya ya işe soksun bakalım vekillerde göreyim hadi ya yapmayın bu mikro milliyetcilik değil ekmek kavgası karabük te imkan yokkk abi kendi çocuğuna zor yetiyor ama nerde adamlar alışmış bu şekilde kandırmaya

Ne isaya ne musaya20 Mayıs 2020 / 17:21Cevapla

Karabukde okuduğum tek adamsın

BEKİR21 Mayıs 2020 / 02:06Cevapla

İsmail Bey Yazıniz için canı gönülden bir Karabük evladi olarak tebrik ediyorum.Tarihi 1937 den itibaren gerceklerle aciklaminizdan ötüru de ayrica teşekkür ediyorum.Bu halk uyanmazsa yarınlarda Kardemirin el degistirmis haliyle uyandıklarinda anlarlar.İnanin o sabahta bugün birilerinin tetikciligini yapan malum muhtesem ikili basın görünumlu tetikciler en çok konusan olurlar.
Bağimli bağımsizlar burdan gitmedigi sürece bu Kardemirde de ne üretim ne de huzur olur.Kendini Karabüklü hisseden herkesi göreve davet ediyorum.yoksa sonumuz Karabükspor gibi olacak.Bugun Kamil Gulecin rahmetli Mutullah Yolbulanın yaptigi yatirimlarin önunde fotograf veren o zatlar,yarın Karabükü ilk terk eden kisiler olacaklar.

karabukhasreti21 Mayıs 2020 / 04:11Cevapla

Surekli takip ediyorum yazinizi ancak okuma firsati buldum. kaleminize saglik olanlari uzulerek takip ediyoruz. bizim zamanimizda kardemir dendimi akla as is gelirdi. simdi ayak oyunlari bitmiyor. hele karabukte bir gazeteci var kimin satin aldigi cok belli oluyor. yazik baska diyecek yok