Karabükspor yönetimi geç de olsa olağanüstü kongre kararını aldı ve ilk oturumunu dün gerçekleştirdi. Çoğunluk sağlanamadığı için 29 Ağustos Çarşamba günü son oturumunu yapacak ve Genel Kurul yeni başkanını ve yönetimini belirleyerek yoluna devam edecek. Göreve geldiği günden bu güne hiçbir güven telkin etmeyen Mehmet Aytekin, her gittiği kapıdan eli boş dönmüş sezon başı yapmış olduğu transferlere lisans çıkaramadığı için takım ilk iki maçına U21 takviyeli kadrosuyla sahaya çıkmıştı. Ve teknik direktör Fikret Yılmaz’ın basın toplantısında yapmış olduğu açıklamalar Mehmet Aytekin’in adeta ipini çekmişti. Son olarak Hatayspor deplasmanı öncesinde tek resmi sözleşmenin yapıldığı Fikret Hoca’nın “sorumluluklar yerine getirilmezse 30 Ağustos’ta görevi bırakacağım” açıklaması da Aytekin yönetimini çıkmazın içine itmişti. Transfer sezonunun kapanmasına sayılı günler kala Mehmet Aytekin başkanlığındaki yönetimin olağanüstü kongre kararı alması da kafalarda soru işareti bırakırken yeni gelecek yönetiminde tabiri caizse iki ayağını bir pabuca sokacak… Şimdi gözler seçilecek olan yeni başkanın kim olacağında, VERGİLİ PLANINI HAYATA GEÇİRECEK Mİ? Karabük Belediye Başkanı Rafet Vergili, Ziya Ünsal döneminden önce çıkış yolunu Timurçin Saylar başkanlığında oluşacak yönetimiyle yol haritası çizmesine rağmen siyasi irade tarafından geri adım atılması sonucu bu planı rafa kalkmıştı. Yaşanan bu süreç ve gelinen nokta itibariyle oturup sohbet ettiği her platformda Karabükspor gündeme gelince daha önce ortaya attığı Timurçin Saylar planının uygulanmadığını dile getiriyordu. Geçtiğimiz haftalarda yaptığı açıklamada da mevcut yönetimin bırakıp gitmesi telkininde bulunan başkan Rafet Vergili’nin şimdi alınan olağanüstü kongre kararı sonrası daha önce çizdiği yol haritasının hayata geçirmesi dört gözle bekleniyor. KÖPRÜDEN ÖNCE SON ÇIKIŞ… Uzun süredir Karabük gündeminden düşmeyen ve son olarak protokol bayramlaşmasında da gündem olan başkanlık konusu şehrin dinamikleri olarak bilinen KARDEMİR, Sendika, Ticaret ve Sanayi Odası, şehrin önde gelen işadamları ve sivil toplum kuruluşları bu konuyla bizzat ilgilenmek zorundadır ve bu durum adeta kamuoyunda köprüden önce son çıkış olarak nitelendiriliyor. Eğer bu son çıkışı da kaçırırsak geriye dönülmez bir yola girmiş oluruz. Bu yıl. 50 yılını kutlayan ve adeta yarım asırdır Karabük’ün adını duyuran Karabükspor’un içinde bulunduğu girdaptan çıkması için kentin artık kavgasız gürültüsüz el birliği vermesi lazım. KARDEMİR bu işte biz yokuz deme şansı yok. Çünkü yıllardır bu kulübe başkan olmak isteyenleri geri tepen ve kimseyi yanaştırmayan Kardemir şimdi ben yokum deme lüksüne de sahip değil. Bu noktada öncelikle KARDEMİR’de söz sahibi olan her iki ailenin bir araya gelip aralarındaki buzları eritip gerekli desteği vermesi lazım. Nasıl 1989 grevi ve 1994 yılındaki kapatılma sürecinde bu kent birlik olup KARDEMİR’e nasıl sahip çıktıysa Karabükspor noktasında şimdi aynı vefayı ve sahiplenmeyi de bu fabrikadan beklemesi kadar doğal bir durum yoktur.