TAŞ TERAS KAPATILDI

blank
Avatarı
Karabük Haber tarafından
02 Kasım, 2018 20:07 tarihinde yayınlandı
Okuma Süresi: 2dk
Tıklanma Sayısı: 6
Yorum Sayısı: 0
Ünal Mühendislik

Karabük’ün Safranbolu ilçesine bağlı Düzce-Sırçalı Kanyonu bölgesinde bulunan ‘taş teras’ ölüm riski oluşturması nedeniyle tel örgülerle çevrilerek ziyaretçilere kapatıldı. Yaklaşık 100 metre yüksekliği bulunan doğal taş teras, Karabük Doğa Koruma ve Milli Parklar Şube Müdürlüğü tarafından ölüm riski oluşturması nedeniyle tel örgü ile kapatıldı. Konu ile ilgili valilikten yapılan yazılı açıklamada, “Safranbolu bölgesinde Eosen yaşlı (yaklaşık 45 milyon yıl) Safranbolu formasyonu geniş bir alanda gözlenmektedir. Formasyon tabanda çakıl taşları ile başlayıp üst kesimlere doğru karbonatlı kumtaşları, kumlu kireçtaşları ve yumrulu kireçtaşları ile devam etmektedir. Bu kayaçlar birbiri ardına gelirse görünüm ve estetik olarak çok güzel jeolojik yapılar ortaya çıkar iken, aşınma-taşınma ve yük taşıma açısından problemler oluşturabilmektedir. Özellikle altı boşalan çıkıntı şeklinde kalmış tabakaları yer çekimi devamlı zorlamaktadır. Bu tabakalar yer çekimine yenildikleri zaman kaya düşmeleri olabilmektedir. Kaya düşmelerini ne zaman olacağı bilinmemekle beraber aşırı yağışlı ve soğuk iklimler fiziksel ve kimyasal ayrıştırmayı hızlandırdığı için bu dönemlerde kaya düşmesi olasıdır. Bunun yanı sıra deprem gibi sismik aktivite ve taş ocaklarındaki patlatmalarda kaya düşmelerini tetikleyici etkendir. Sırçalı Kanyonunda yukarıda belirtilen tüm etmenler mevcuttur. Özellikle Safranbolu ilçesinin Kuzey Anadolu Fay hattına yakın olması sismik aktivitenin Sırçalı Kanyonundaki kaya düşme olaylarını tetiklemesi çok muhtemeldir. Bu doğa olaylarının yanı sıra insanların bu kayaçlar üzerindeki ağırlıkları kaya düşmelerine nedene olabilir. Ayrıca bölgedeki nemli hava nedeni ile kayaçların üzerindeki mikro organizmalar yaşarlar ve bu organizmaların neden olduğu kaygan yüzey neticesinde kayıp düşme olasılığı yüksektir” denildi. Ayrıca açıklanan sebeplerin bir sonucu ve göstergesi olarak Safranbolu Düzce-Sırçalı Kanyonu Yaban Hayatı Geliştirme Sahasındaki kayaların bir kısmının yakın zamanda koptuğu kalan kısmın ise sosyal medya kullanıcıları tarafından ‘taş teras’ olarak lanse edilerek, idarenin kontrolü dışında ziyaretçi gelmeye başlandığı belirtildi. “Ölüm tehlikesi bulunmaktadır”  Safranbolu Düzce-Sırçalı Kanyonunun turizm merkezinden ziyade yaban hayatı geliştirme sahası olduğunun belirtildiği açıklamada “Bilimsel jeolojik verilere bakıldığında taş kütlesinin her an kopma ihtimali ve ölüm tehlikesi bulunmaktadır. Bu tehlikeden dolayı, müdürlüğümüz tarafından alana tel ihata yapılmış ve uyarı tabelaları ile donatılmıştır. Lütfen tellere zarar vermeyiniz, ölüm riski olduğundan dolayı kayalıklara çıkmayınız ve kurallara uyunuz” ifadelerine yer verildi.

Yorum Yaz

Gönderdiğiniz yorum moderasyon ekibi tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır.

Hadrianopolis’te saray kompleksi ortaya çıktı: 4. yüzyıla ait eşsiz mozaikler bulundu

blank
Avatarı
Karabük Haber tarafından
10 Aralık, 2025 16:44 tarihinde yayınlandı
Okuma Süresi: 2dk
Tıklanma Sayısı: 25
Yorum Sayısı: 0
Ünal Mühendislik
Karabük'ün Eskipazar ilçesindeki Hadrianopolis Antik Kenti'nde sürdürülen kazılarda literatürde bulunmayan motiflere sahip 4. yüzyıl mozaikleri ile bir saray kompleksinin kabul salonu gün yüzüne çıkarıldı. Geç Kalkolitik, Roma ve Erken Bizans dönemlerinde yerleşim yeri olarak kullanılan Hadrianopolis Antik Kenti'nde Kültür ve Turizm Bakanlığı'nın Geleceğe Miras Projesi çerçevesinde yürütülen kazılarda ortaya çıkan yeni buluntular tarihe ışık tutmaya devam ediyor. Karabük Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Arkeoloji Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Ersin Çelikbaş'ın başkanlığında İç Kale olarak adlandırılan bölgede yapılan çalışmalarda literatürde bulunmayan motiflere sahip 4. yüzyıl mozaikleri ile bir saray kompleksinin kabul salonu ortaya çıkarıldı. Kazı Başkanı Doç. Dr. Ersin Çelikbaş, antik kentte 2025 yılı çalışmalarının tamamlandığını belirterek, "2025 yılı içerisinde Geleceği Miras Projesi kapsamında çalışmalarımızı ‘İç Kale' olarak adlandırdığımız bölgede yoğunlaştırdık. İç Kale'nin hemen önünde yapmış olduğumuz çalışmalarda geniş bir alan kapsayan tek odadan oluşan bir bölüm ortaya çıktı ve bu odanın zemininin mozaikle süslendiğini gördük" dedi. Çelikbaş, çalışmalarda buranın bir kabul salonu olduğunu tespit ettiklerini ve bu salonun Hadrianopolis'te aslında bir saray kalıntısına ait olduğunu söyledi. "Literatürde olmayan bazı motiflerin de olduğunu belirtebiliriz" "Bölge için çok önemli bir buluntu olduğunu söyleyebiliriz" diyen Çelikbaş, "Gerçekten mozaik süslemelerde, literatürde olmayan bazı motiflerin de olduğu harika özelliklere ve stile sahip olduğunu belirtebiliriz. Şu ana kadar yapmış olduğumuz değerlendirmelerde hem statigrafik hem de mozaiklerin stilistik açısından M.S. 4. yüzyıla ait olduğunu söyleyebiliriz. Hem Karadeniz Bölgesi için hem de Anadolu arkeolojisi için böyle bir saray kalıntısının Hadrianopolis'te tespit edilmiş olması da gerçekten bizleri heyecanlandırdı. Çalışmalarımız bu yıl için tamamlandı. Fakat 2026 yılı içerisinde sarayın diğer bölümlerinde açma çalışmalarına devam edeceğiz" ifadelerine yer verdi. "Yüzde 80'lik bölümü günümüze sağlam olarak ulaşabilmiş" Mozaiklerdeki motiflerden bahseden Çelikbaş, "Geometrik motifleri görmekteyiz. Mozaikli alanın tam merkezinde ise bir tavus kuşu sahnesi yer almakta. İki tavus kuşu antitetik duruşla resmedilmiş. Ortalarında bir su kabı ve bu su kabından su içerken görülmekte. Mozaiklerde yer yer noksanlar var ama önemli noksanlar değil. Mozaiğin yüzde 80'lik bölümü günümüze sağlam olarak ulaşabilmiş. Hadrianopolis'teki bu mozaik yelpazesini de yine genişletecek niteliğe sahip, özelliklere sahip mozaikler ilk defa ortaya çıktığını söyleyebiliriz" diye konuştu. "Mozaikler bir halı deseni gibi işlenmiş" Çelikbaş, mozaiklerde tespit edilen desenlerle ilgili de şunları söyledi: "Şu ana kadar tespit ettiğimiz desenler, dalgalı kurdele motifi var. 8 kollu yıldız merkezinde işlemiş ve bu sekiz kollu yıldızın tam ortasına da bir antitetik duruşlu tavus kuşları sahnelenmiş. Yine çeşitli geometrik motifler işlenmiş burada. Süleyman düğümleri var panolar içerisinde. Aslında burada gerçekten mozaikler bir halı deseni gibi işlenmiş. Ve o hala canlılığını o rengini koruyarak da günümüze ulaşmış. Şu anda mozaiklerimizin geçici üstlerini korumaya da alacağız. Ama bu yılın sonuna kadar inşallah ziyaretçilerimizin görebileceği bir şekilde de burayı teşhire açacağız." Mozaiklerde ayrıca bir insan figürünün de bulunduğunu aktaran Çelikbaş, "Bu figürün büyük bir bölümü günümüze noksan olarak ulaşmış. Bu figürün bir mitolojik ya da bir dini motif, bir figür olup olmadığı konusunda net bir bilgiye sahip değiliz. Dediğim gibi gerçekten çok özel desenler, motifler bu mozaiklerde karşımıza çıkmaktadır" ifadelerini kullandı. Çelikbaş son olarak, "Bulunan alan Anadolu arkeolojisi açısından da gerçekten çok önem arz ediyor. Anadolu arkeolojisinde görülmemiş motiflerin de ilk defa burada özellikle bir tanesinin tespit edildiğini söylememiz doğru olacaktır" dedi.

Yorum Yaz

Gönderdiğiniz yorum moderasyon ekibi tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır.