“TV Bakıcı Haline Getirilmemeli”

blank
tarafından
11 Şubat, 2015 16:10 tarihinde yayınlandı
Okuma Süresi: 2dk
Tıklanma Sayısı: 12
Yorum Sayısı: 0
Ünal Mühendislik
blankÇocuk Gelişim Uzmanı Ayşenur Bekaroğlu, “Çocuğa katkı sağladığı düşünülerek televizyona maruz bırakılmamalıdır. TV bakıcı haline getirilmemelidir” dedi.

Medical Park Samsun Hastanesi Çocuk Gelişim Uzmanı Ayşenur Bekaroğlu “çocukların dil gelişimi” hakkında bilgi verdi. Bekaroğlu, “Çocuk gelişimi ve eğitiminde, erken çocukluk dönemini de içine alan çocuğun 0-6 yaş dönemi eğitimi insan beyni ve hayatı için önemli bir yer tutar. Çocuğu ve gelişimini bilmek, insanı tanımak olarak nitelendirilebilir. Yaşamın ilk yıllarında başlayan gelişim, çocuğun ilerleyen yaşlardaki yaşantısını büyük ölçüde etkileyecek bir süreçtir. İlk yıllar, çocuk gelişiminin hızlı olduğu kritik yıllardır. Bu erken gelişim yıllarında, temeli atılan gelişimlerden biri de dil gelişimidir” diye konuştu.

Çocuğun dili kullanmayı öğrenmesinin, gelişimin en önemli göstergelerinden biri olduğunu vurgulayan Ayşenur Bekaroğlu, “Gelişim alanlarındaki ilerlemeler ve bozulmalar birbirinden bağımsız olmadığı gibi, ilerlemesi de gerilemesi de dil, zihin, beden her alanı birlikte etkilemektedir. Gelişimin doğum öncesinden başladığı düşünülerek çocuğun, dil ile ilgili becerileri anne karnındayken başlayıp bu andan itibaren öğrendiği kabul edilmektedir. Anne karnındaki bir bebek 6. ay itibariyle artık uterus dışındaki sesleri çok rahat işitebilmekte, anlamlandırmakta ve tepki verebilmektedir” şeklinde konuştu.

Çocuk Gelişim Uzmanı Ayşenur Bekaroğlu şu bilgileri verdi: “Çocuğun biyolojik kapasitesiyle birlikte çevrenin ve eğitimin dil gelişimi üzerinde etkisi büyüktür. Bu nedenle çocuğun ana dilini kazanırken geçirdiği aşamalarda çevre uyaran etkisi, insan etkileşimi ve eğitimin destekleyici rolünden yararlanılmalıdır. Çocuğun ilk dönemlerde konuşması için desteklenmesi, sürekli olarak konuşulması, uygun uyaranlarla ortamlar oluşturulması, uyarıcılar sunulması, yaş ve gelişim dönemine uygun oyuncak ve oyunlarla doğal sürece eşlik eden etkinlikler düzenlenmesi dil gelişimini destekler ve dil gelişim kapasitelerini en üst düzeyde kullanmalarını sağlar. Bu sayede zihin gelişimi ve nöron bağlantıları da artacağından zeka gelişimi açısından da etkisi büyük ve anlamlıdır.”

Çocuğa katkı sağladığı düşünülerek televizyona maruz bırakılmaması gerektiğini söyleyen Bekaroğlu, “Çocuklarla oyun oynarken etkinlikler hazırlarken-uygularken gelişim özelliklerini, özellikle de dil gelişimini ve sürecini bilmek gerekir. Oynanan oyunların-oyuncakların çocuğun yaşına ve gelişim düzeyine uygun olması önemlidir. Çocuğa katkı sağladığı düşünülerek televizyona maruz bırakılmamalıdır. TV bakıcı haline getirilmemelidir” ifadelerini kullandı.

Medical Park Samsun Hastanesi, Çocuk Gelişim Uzmanı Ayşenur Bekaroğlu açıklamasını şöyle tamamladı: “Dil gelişimi de diğer tüm gelişim alanlarında olduğu gibi belirli bir sıra izlemektedir. Gelişimsel olarak cinsiyet fark etmeksizin kız-erkek her çocuk 18 aylık olduğu zaman anne babadan başka 10-20 arası kelimeleri vardır. Kazanmış olduğu kelimeleri tüm heceleriyle tam bir şekilde söyler, aileden olmayan birisi çocuğun konuşmasını yüzde 25 oranında rahatlıkla anlar. Çocuğun rahatlıkla ‘bu ne?’, ‘anne gitti’, ‘baba gel’ şeklinde iki kelimeli cümleler kurması beklenmektedir. 18 ayını doldurmuş ancak halen konuşmuyor, en fazla anne-baba diyor, konuşuyor ama ne dediği anlaşılmıyor veya aşırı sinirlilik hali gösteriyorsa bekletilmeden uzmana danışılmalıdır.”

Yorum Yaz

Gönderdiğiniz yorum moderasyon ekibi tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır.

Hadrianopolis’te saray kompleksi ortaya çıktı: 4. yüzyıla ait eşsiz mozaikler bulundu

blank
Avatarı
Karabük Haber tarafından
10 Aralık, 2025 16:44 tarihinde yayınlandı
Okuma Süresi: 2dk
Tıklanma Sayısı: 39
Yorum Sayısı: 0
Ünal Mühendislik
Karabük'ün Eskipazar ilçesindeki Hadrianopolis Antik Kenti'nde sürdürülen kazılarda literatürde bulunmayan motiflere sahip 4. yüzyıl mozaikleri ile bir saray kompleksinin kabul salonu gün yüzüne çıkarıldı. Geç Kalkolitik, Roma ve Erken Bizans dönemlerinde yerleşim yeri olarak kullanılan Hadrianopolis Antik Kenti'nde Kültür ve Turizm Bakanlığı'nın Geleceğe Miras Projesi çerçevesinde yürütülen kazılarda ortaya çıkan yeni buluntular tarihe ışık tutmaya devam ediyor. Karabük Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Arkeoloji Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Ersin Çelikbaş'ın başkanlığında İç Kale olarak adlandırılan bölgede yapılan çalışmalarda literatürde bulunmayan motiflere sahip 4. yüzyıl mozaikleri ile bir saray kompleksinin kabul salonu ortaya çıkarıldı. Kazı Başkanı Doç. Dr. Ersin Çelikbaş, antik kentte 2025 yılı çalışmalarının tamamlandığını belirterek, "2025 yılı içerisinde Geleceği Miras Projesi kapsamında çalışmalarımızı ‘İç Kale' olarak adlandırdığımız bölgede yoğunlaştırdık. İç Kale'nin hemen önünde yapmış olduğumuz çalışmalarda geniş bir alan kapsayan tek odadan oluşan bir bölüm ortaya çıktı ve bu odanın zemininin mozaikle süslendiğini gördük" dedi. Çelikbaş, çalışmalarda buranın bir kabul salonu olduğunu tespit ettiklerini ve bu salonun Hadrianopolis'te aslında bir saray kalıntısına ait olduğunu söyledi. "Literatürde olmayan bazı motiflerin de olduğunu belirtebiliriz" "Bölge için çok önemli bir buluntu olduğunu söyleyebiliriz" diyen Çelikbaş, "Gerçekten mozaik süslemelerde, literatürde olmayan bazı motiflerin de olduğu harika özelliklere ve stile sahip olduğunu belirtebiliriz. Şu ana kadar yapmış olduğumuz değerlendirmelerde hem statigrafik hem de mozaiklerin stilistik açısından M.S. 4. yüzyıla ait olduğunu söyleyebiliriz. Hem Karadeniz Bölgesi için hem de Anadolu arkeolojisi için böyle bir saray kalıntısının Hadrianopolis'te tespit edilmiş olması da gerçekten bizleri heyecanlandırdı. Çalışmalarımız bu yıl için tamamlandı. Fakat 2026 yılı içerisinde sarayın diğer bölümlerinde açma çalışmalarına devam edeceğiz" ifadelerine yer verdi. "Yüzde 80'lik bölümü günümüze sağlam olarak ulaşabilmiş" Mozaiklerdeki motiflerden bahseden Çelikbaş, "Geometrik motifleri görmekteyiz. Mozaikli alanın tam merkezinde ise bir tavus kuşu sahnesi yer almakta. İki tavus kuşu antitetik duruşla resmedilmiş. Ortalarında bir su kabı ve bu su kabından su içerken görülmekte. Mozaiklerde yer yer noksanlar var ama önemli noksanlar değil. Mozaiğin yüzde 80'lik bölümü günümüze sağlam olarak ulaşabilmiş. Hadrianopolis'teki bu mozaik yelpazesini de yine genişletecek niteliğe sahip, özelliklere sahip mozaikler ilk defa ortaya çıktığını söyleyebiliriz" diye konuştu. "Mozaikler bir halı deseni gibi işlenmiş" Çelikbaş, mozaiklerde tespit edilen desenlerle ilgili de şunları söyledi: "Şu ana kadar tespit ettiğimiz desenler, dalgalı kurdele motifi var. 8 kollu yıldız merkezinde işlemiş ve bu sekiz kollu yıldızın tam ortasına da bir antitetik duruşlu tavus kuşları sahnelenmiş. Yine çeşitli geometrik motifler işlenmiş burada. Süleyman düğümleri var panolar içerisinde. Aslında burada gerçekten mozaikler bir halı deseni gibi işlenmiş. Ve o hala canlılığını o rengini koruyarak da günümüze ulaşmış. Şu anda mozaiklerimizin geçici üstlerini korumaya da alacağız. Ama bu yılın sonuna kadar inşallah ziyaretçilerimizin görebileceği bir şekilde de burayı teşhire açacağız." Mozaiklerde ayrıca bir insan figürünün de bulunduğunu aktaran Çelikbaş, "Bu figürün büyük bir bölümü günümüze noksan olarak ulaşmış. Bu figürün bir mitolojik ya da bir dini motif, bir figür olup olmadığı konusunda net bir bilgiye sahip değiliz. Dediğim gibi gerçekten çok özel desenler, motifler bu mozaiklerde karşımıza çıkmaktadır" ifadelerini kullandı. Çelikbaş son olarak, "Bulunan alan Anadolu arkeolojisi açısından da gerçekten çok önem arz ediyor. Anadolu arkeolojisinde görülmemiş motiflerin de ilk defa burada özellikle bir tanesinin tespit edildiğini söylememiz doğru olacaktır" dedi.

Yorum Yaz

Gönderdiğiniz yorum moderasyon ekibi tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır.